SON DAKİKA

KENDİ KÖKLERİNİZİ KESMEYİN…
15:30
13 Eylül 2021

Anı yaşamadan hayata anlam yükleyemez insan ki esas insandır aslolan bu hayatta yaşayamadan çoğu zaman telef olan. Biliyorum şimdi bu nasıl bir cümle diyeceksiniz. Ya cümlede sorun var yada sorunlu bu cümleyi kullanan.

Benimde çok çatışmalarım olur beyin dediğim o küçük nesnel varlığın içinde saklanmışken feza, sıkışmışken evren, galaksi binlerce bilinmez nasıl her şey sığmışsa sınırlanmadan. Bir yolculuktur yaşam. Başlarkende kontrolü bizde değildir biterken de. Kimse sormaz gelecekmisin dünyaya  yada gidecekmisin. Yoksa beğenmediysen küsecekmisin. Mecburi bir hayatın kendimize düşen rolünü oynamaya gelmedikmi . Bu rol ne kadar aktif ne kadar kıymetli nekadar biz dolu tıka basa. Dünya  bizim etrafımızda dönüyor sanıyoruz rolümüz gereği oysa, Ne bir zerreyiz nede bir damla bu varoluşta.

Öyle anlar oluyor ki gördüğüm bir insanıın o an ne düşündüğünü merak ediyorum çıldırasıya. Bir başkası olabilmek aklını okuyabilmek aynı anda birden fazla kişiliğe sahip olabilmek değşet merak uyandırıyor beynimin kanallarında. Ruhum emaneten gidecekmiş gibi geliyor o anda. Yabancı terimlerle süslemek istemiyorum yazımı ama biz olabilmek koyabiliriz adına. Asla geçemeyeceğim bir başkasının yerine, bedenine, onun gibi hissedemeyeceğim, hep merakım kalacak cevapsızca ama elime bir başkasını başkalarını anlayabilmek için harcadığım çaba kalacak. Anlayışım bir adım daha geçecek belki insanlık adına. Daha sabırlı olcağım daha az kıracağım rollerimiz değişebilseydi ben ne yaprdım diye daha çok soru soracağım. Kısacası insanları anlamaya çalışırken belki daha çok  yorulacağım fakat emin olduğum bir konu çok daha az insanın kalbini kıracağım ruhunu inciteceiğim.

Velhasılı kelam biz kimse değiliz kimse de biz değil. Hepimizin ayrı görevi anlayışı yaşayışı ve arayışı var yer yüzünde. Doğumdan ölüme hatta doğumdan daha öncesinde genlerden idraktan maddi ve manevi varoluşta ayrılan yönlerimizle.  Herkes bizim gibi düşünmek zorunda değil bizimde bir başkası gibi düşünmek zorunluluğumuz olmadığı gibi. Ne kadar çok anlayış kapasitemizi arttırıp  limitlerimizde esnetme yaparsak. Birlikte daha mutlu olacağız. Renklilikte hayat bulacağız. Ahlaki manevi kültürel değerlerimize sahip çıkarsak emin adımlar atacağız.

Sonuç olarak toplumumuzun son yapılan araştırmalara göre gen çeşitliliği çok farklı olduğu tespit edilmiş. Bu kadar çeşitliliğe ragmen aramızda çoğu toplumda olmayan ciddi sağlam bir anlayış ve birbirine sahip olma bağı  var lakin bu bağ ve sağlamlık her geçen gün azalmakta. Adına ne derseniz deyin, sebebi için binbir türlü bahane gösterin bu tükenişe asla izin vermeyin biz bu topraklarda  birbirine sarılmış kökleriz köklerinizi kendi ellerinizle kesmeyin.