SON DAKİKA

Bizim çocuklar bir harika
10:52
22 Haziran 2021

Tek bir kötü söz söyletmem bizim çocuklara!
Hepsi de pırlantadır.
Ay yıldızlı bayrağımızı göndere çektirip, yüreklerini ortaya koyup, gururumuz oluyor “bizim çocuklar”.
Çavuş ahbap ilişkisi ile hiç mi hiç işleri olmaz.
Tırnakları ile kazıyarak başarı merdivenlerini çıkıyorlar.
Sadece rakiplerini değil, iş bilmez yöneticileri de aşmak için ekstra performans sergilemek zorunda kalıyorlar.
Bizim çocuklar hakikaten bir harika!
Karate sporuna kundakta başlayan Eray Şamdan 7 kez üst üste Avrupa Şampiyonu olduktan sonra şimdi Tokyo’da ülkemizi, kentimizi olimpiyatlarda temsil edecek.
Bu noktaya hiç kolay gelmedi Eray Şamdan.
Her kademesine şahitlik eden, katkı sunan birisi olarak söylüyorum, babası aynı zamanda hocası olan Adnan Şamdan’ın çabasını dün gibi hatırlıyorum…
Adnan Şamdan oğlu Eray gibi sayısız genci topluma kazandırırken son 10 yılda 200 Türkiye şampiyonu, 70’e yakın da Milli sporcu yetiştirmenin haklı gururunu yaşadı.
Eray Şamdan başarı basamaklarını bir bir çıkarken ne kent olarak ne de ülke olarak “bizim çocuğa” gerçek manada sahip çıkamadık. Darıca Belediyesi sporcusu olarak şimdi şimdi “bizim çocuklar” değerini bulmaya başladı.
Spor şehri olma yolunda “bizim çocuklara” ciddi yatırımlar yapan ve tesisleşmeye giden Darıca Belediyesi atletizmde de rüzgar gibi esiyor.
Atletizmde rüştünü ispat etmiş bir isim olan İlker Topal yönetiminde sporcularımız dev bütçeli kulüpleri geride bırakıyor. Ve bu başarıyı devşirme değil, bu coğrafyadan yetişen çocuklarımızla başarıyor.
*
Kapılarını ilk açtığı günlerde “Gebze’nin neyine tenis” diye homurdayanlara inat Ali Tokaç yılmadan, gecesini gündüzüne katarak GTK’yi bir numara yaptı.
Bu başarıya ulaşırken de “bizim çocuklarla” yaptı.
Kızı Betina daha 3 yaşında eline raketi aldı, ilk fotoğrafını da çeken bendim, şuan tesiste asılı duruyordur.
Arkasından kardeşi Togan geldi, Atakan Karahan geldi, Aksel Çakır, Batu Ataseven, Utku Süer, Emre Kotaman, Halil Hatipoğlu, Mustafa Ege Şık ve daha bir çok isim…
Tabi ki “bizim çocuklar” oldukları için onlar da hak ettikleri değeri ve desteği bugüne kadar alamadılar…
*
Çayırova, Dilovası ve Darıca’nın abisi konumundaki Gebze bırakın “bizim çocuklar” hususunda sporun zerresinde yok!
Oysa ki Gebze nüfusu imkanı, üstlendiği misyon olarak diğer üç ilçemize öncülük etmesi gerekirken, hiçbir alanda örnek teşkil edemiyor.
10 binlere oynayan bir Gebzespor’un durumu ortadayken, amatör spor kulüplerinin yükünü çeken Gebze Metin Oktay stadı yıkılıyor, sporcu cenneti ilçe’den “bizim çocuklara” sahip çıkamıyoruz…
Gebze’nin özellikle spor alanında ciddi bir yapılanmaya ve değişime gitmesi gerekiyor. 
Şuanki tek ortak değerimiz olan Gebzespor’u ciddi anlamda ele almalı. Bölgemizdeki spor potansiyelinin ciddiyetine varmalı ve bu anlamda hamleler yapılmalı ki, dün “bizim çocuklar” diye bağrımıza bastığımız bugün ise “yerden yere vurduğumuz” bir anlayış içerisinde olmadan, alt yapıdan kademe kademe yetiştirdiğimiz ve gerçek manada yetiştirdiğimiz sporcularlarımızla başarı kovalamalıyız…
*
Son olarak şunu da eklemem gerek;
Gebze, Çayirova Dilovasi, Darıca hatta ve hatta bir zamanlar Türkiyenin en büyük kulübü olan, ancak bugünlerde  kapanma noktasına kadar gelen  Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıtspor da “bizim çocuklara” sahip çıkmamanın faturasını ağır ödüyor…
Yıllarca devşirme sporcular ve antrenörlere milyonları akıtan Kağıtspor’un da artık öze dönüp, bölge gençliğine gereken yatırımı ve değeri vermesi kaçınılmaz olmuştur…